ANASAYFAFOTO GALERİZİYARETÇİ DEFTERİİLETİŞİM

SERVET KOCAKAYA DAN CEYLAN ÖNKOL VE HRANT DİNK E AĞIT
"Yoksa keke sen mi geldin" nidası ile başlayan şarkısı ile bir anda onbinlerce insanın gönlüne giren, bestelediği şarkılar ile dinleyicilerini derinden etkileyen sanatçı..
Servet Kocakaya, Kürtçe ve Türkçe olarak iki ayrı dilde hazırladığı yeni bir albümle dinleyicilerine merhaba demeye hazırlanıyor. Hrant Dink e ve Ceylan Önkol a itafen yazılmış şarkılarında bulunduğu Kocakaya nın albümüne katkı sunanlar arasında Moğollar ın efsane müzisyeni Cahit Berkay ve Türkiye nin en önemli bağlama virtüözlerinde Erdal Erzincan da bulunuyor.

Kendine has tarzını 1999 da çıkardığı "Keke" isimli albümle ortaya koyan ve ardından "Ki zava", "Duvar şarkıları" ve "Pencere" isimli albümlerle dinleyicilerinin gönlünde taht kuran sanatçı Servet Kocakaya, yaklaşık 5 senenin ardından yeni albümü ile dinleyicilerinin karşısında olacak. Kasım ayında çıkacak albümü için "Kardeşlik anlayışı üzerinden sosyal konuların da gündeme getirildiği bir albüm olacak" diyerek anlatan Kocakaya, albümün adını şimdilik açıklamak istemediğini söyledi. Kürtçe ve Türkçe iki cd halinde planlanan albümde, gazeteci Hrant Dink itafen bir şarkı da yer alacak. Ayrıca albümde, öldürülen Kürt çocuklarından biri olan Ceylan Önkol a da dikkat çeken şarkı da müzikseverle buluşacak.

Müzikle tepki veriyorum

Bu albümün önceki albümlere oranla daha akustik bir kurguya sahip olduğunu ifade eden Kocakaya, hem sevda türkülerinin hem de sosyal konuları işlediği albümü ile ilgili olarak şöyle konuşuyor: "Şu ana kadar hiç yapmadığımız bir şeyi yaptık. Bu defa, Kürtçe ve Türkçe iki albüm planlıyoruz. Albümün, bizim hayal ettiğimiz, olmasını istediğimiz şeklinde bir kardeşlik anlayışı var. Albümün diğer farkı da şu: Dinleyiciler, bu kez daha akustik yalın bir albümle karşılaşacaklar. Bizi yoran bir albüm olsa da albümün derdimizi anlattığına inanıyorum." Albümde Cahit Berkay, Erdal Erzincan Erkan Oğur gibi önemli müzik insanlarından destek aldığını da anlatan Kocakaya, "İki yıl bu albüm üzerinde çalıştık. 5 yılın ardından yeniden dinleyicilerle buluşacağız, çok titiz çalıştık. Albümde halaylar da var gözyaşı da var. Doğuya batıyı da çok iyi kaynaştırabildik. Yerel müzik üstüne evrensel yöntemleri serpiştirdik " ifadelerini de kullandı.
"Sizi müzik yapmaya iten temel neden nedir?" şeklindeki sorumuza, "Ben öncelikle şarkı söylemek istiyorum. Çünkü kendimi iyi hissettiğim kimliğimin başladığı nokta bu. Kimliğimin üzerine koyduğum, başka bir şey daha var. Ben müzikle tepki veriyorum" diyerek yanıtlıyor.

Kürtler de Türkler de özgür olmalı

Bölgede yaşanan çatışmalı süreci de değerlendiren Kocakaya, çözüme ilişkin çok net konuşuyor ve BDP ye çok iş düştüğünü ifade ediyor. Kocakaya, "Türkiye de Türkler Türkmenler, Lazlar, Çerkezler, Bosna göçmenleri özgür olmalıdır. Dillerini özgürce konuşabilmelidir. Onların kimlik hakları hiç bir şekilde engellenmemelidir" diyor. Türkiye de yaşayan tüm halkların soruna ortak edilmesi gerektiğini ifade eden Kocakaya ya göre, değişik bölgelerden aileler bölgeye gidip yaşamalı ki kültürler birbirlerini tanıyabilsin, barışabilsin. Türkiyeli sanatçılara da mesaj gönderen Kocakaya, "Herkes taraf belirlemiş o tarafın belirlediği kuralarla göre hareket ediyor. Totalde batlığınız zaman tarafsızlık durumu var. Türkiye devletinin bazı ilkeleri çok sert bir şekilde dayattığını da biliyoruz ama en çok bu dayatmalara karşı gelenleri anlamak lazım. Sorun Kürt sorunuysa Kürt sanatçılarının cesaretinden çok karşısındakinin sorununu anlama noktasında tahammül göstermek lazım. Çünkü, doğal sürece geçilmeyecek kendi kimliğine haklılığına inanmak bu paradigmaya biat etmek o noktada karşı taraf sorunun diğer tarafındaki anlayanların önemli bu empatiyi artık zirveye taşımış olmak çok önemlidir. Kürtler Türkler özgür olmalıdır olayın özetidir" dedi.

Savaşın bir ahlakı vardır

Son dönemde HPG lilerin cenazelerine yapılan insanlık dışı uygulamalara söz getirdiğimizde Kocakaya, "savaşın bir ahlakı vardır" diyerek sitem ediyor. Kocakaya, "Savaşın tarafları sadece kendi taraflarını biliyor. Muğlalılar İzmirliler bilmiyor. Onlar sadece kendi çocuklarının cenazeleri ile ilgileniyor. Savaş gerçekten en çok ahlaklı olunması gereken noktadır. Savaşın polisi ahlaktır. Sadece bu coğrafya yaşamıyor bu sorunu tüm dünya yaşamıştır. Buna başvuranları ahlaklı olmaya, vicdanlı olmaya hesabını vermeye davet ediyorum" diye konuştu. Kürtler kendi dillerini konuşmak istiyor da neden Lazlar istemiyor diyemezsin çok basit bir formülle bunu çözersin diyen Kocakaya son olarak şunları söyledi: "Ben kendimce on yıldır bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Kürtler e Türkçe Türkler e de Kürtçe söylüyorum. Bu noktada geri adım atmıyorum bunlar bir arada gidebilir. Çözüme dair yapılacak olan her şey çözüme dair olmalı bu sorunu dile getiriyor diye Kürtleri suçlayamazsın Lazlar niye istemiyor diye söyleyemezsin insanlar kendi dillerini konuşmak isterler. Bazı kültürler yok olabilir bazı canlıların soyları tükenebilir bu noktada ahlaklı olmak lazım barışı bu şekilde getirebilirsiniz.



16:48:18
2011-08-28
Bu haber  642  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
Bu Habere Yorumunuzu Ekleyin
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Iletisim   |   Künye   |   Anasayfam yap   |   Sik Kullanilanlara Ekle
Servet Kocakaya - İki Dil Bir Heves